çeçenya milli marsi

Konusu 'Marşlar...' forumundadır ve el-miskin tarafından 14 Kasım 2006 başlatılmıştır.

  1. el-miskin

    el-miskin Acemi Üye Silver

    Katılım:
    22 Mart 2006
    Mesajlar:
    688
    Beğenileri:
    0


    ÇEÇEN MILLI MARsI
    Gece kurt yavrularken geldik dünyaya
    Sabah kükrerken arslan, ismimiz kondu
    Kartal yuvalarinda emzirdi analarimiz
    Eyer üstünde savasi öGretti babalarimiz
    Halk için, vatan için yetistirdi analarimiz
    Onlar tehlikede olduGunda yiGit kesildik
    DaGlarin sahinleri gibi özgürce yetistik
    Gururla çiktik zorluklardan, bozgunlardan
    Tunçtan daGlar kursun gibi erisede
    Onursuz çikmayiz hayattan ve savastan
    Ey kara toprak her zerren çatlasada soGuktan
    SANA sEREFSIZ sEKILDE DÖNMEYECEGIZ.
    HIÇ BIR ZAMAN HIÇ KIMSEYE PES ETMEDIK BIZ,
    YA ÖZGÜRLÜK, YA ÖLÜMDÜR SEÇENEGIMIZ.
    Yaralarimizi aGitlarla sararken bacilarimiz,
    Maharetle canlanir deGerli gözlerimiz.
    Açlik kivrandirsa da kök yeriz,
    Susuzluk bezdirsede taslarin suyunu içeriz.
    Gece kurt yavrularken geldik dünyaya
    Halka, vatana ve Allah'a baGliyiz biz.

    Bügün Çeçenistanda zor sartlarda savasan kardeslerimizi unutmayalim.Maddi anlamda yardim yapamiyorsak,bari menen onlarin yaninda olalim.Dualarimizda onlari unutmayalim kardesler...
     
    #1
    Son düzenleyen: Moderatör: 31 Mayıs 2014
  2. guller

    guller Guest

    Katılım:
    26 Kasım 2005
    Mesajlar:
    2.964
    Beğenileri:
    0
    sesli olarak dinleyebilirsiniz....SaGoalsin kardesim..Allah'im yar ve yardimcilari olsun insaallah onlarin bu marsi barisla söylensin....Web Page Name
     
    #2
  3. islamicihad

    islamicihad Acemi Üye Silver

    Katılım:
    14 Ekim 2006
    Mesajlar:
    156
    Beğenileri:
    0
    emir hattab(günümüzün halidbinvelidi)

    ALLAh senden razi olsun kardes.bu verdiGin güzel temennilerin için.buraya yazarsam ALLAH rizasindan çikmis olacaGindan süphe duyarim ancak yaptiklarimizin birine bin katsin yüce ALLAH.SIZLERE çeçenyada sehid olmus komutan emir hattabin hayatindan kesimler sunacaGim.bir harfini okuyandan ALLAh razi olur ins.(1.paragraf dünya müslümanlarina msj-2.paragraf tercihleri zamaninda yapmaya isaret-3.paragraf ALLAh sabredenlerin yanindadir ayetinin kanitidir.mucizevi olaylar cihad meydanlarindan eksik olmaz


    ?Allah yolunda Cihad etmekten bizleri alikoyan ilk sebeb ailelerimizdir. Buraya
    gelenlerin hiçbiri ailesinin iznini alarak gelmedi. EGer bizde ailelerimizi dinleyip geri dönmüs olsaydik, bu davayi kim omuzlayacakti? Ne zaman anneme telefon açsam, 12 yildir kendisini görmemis olmama raGmen beni eve çaGiriyor. EGer herkes giderse, kim devam edecek??

    ?Üzerinde ?La ilahe illallah? yazili saç bantlari takan ve tekbir getiren Çeçenleri
    gördüGüm zaman Çeçenistanda bir cihad olduGuna ve oraya gitmem gerektiGine karar verdim. ?

    Bir mücahid, Hattab?in Afganistan?da karnindan 12.7 mm?lik aGir bir makinali
    mermisi ile yaralanmasini söyle anlatiyor. (12.7 mm ?lik bu silah zirh delici olarak kullanilmaktadir ve insan vücuduna isabet etse onu kiyma haline getirir, bunu her askeri uzman tasdik edecektir.)
     
    #3
  4. nazar ber kadem

    nazar ber kadem Acemi Üye Silver

    Katılım:
    2 Haziran 2009
    Mesajlar:
    165
    Beğenileri:
    0
    es-selâmu aleyküm

    eyvAllah kardeşim ama o çeçen orijinal marşı değil ki !

    hakkını helâl et
    iki versiyonunu paylaşalım






    ---------

    ve esareti sırasında


    Bir defâsında, ziyârete gelen Rus Çar'ına Hacca gitmek istediğini bildirdi. Rus Çar'ı bunu kabûl etti. Fakat oğullarının rehin olarak kalması gerektiğini söyledi. Bunu kabûl eden Şeyh Şâmil, 1870 senesinde İstanbul'a hareket etti.Bu haberi işiten İstanbullular heyecanla İmâm'ın gelmesini beklediler. SultanAbdülazîz Hân, sarayında hazırlıklar yaparak, senelerdir Ruslara kan kusturan İmâm Şâmil hazretlerini beklemeye başladı. Kafkasya'da, İslâmiyeti yok etmeğe uğraşan Ruslara karşı verdiği amansız mücâdeleyi iftihar gözyaşlarıyla tâkib eden müslüman Türk milleti, Şeyh Şâmil'e hayran idi. Onun esâretten kurtulup İstanbul'a geldiği gün, yer yerinden oynamış, halk sâhile dökülmüştü. Rus vapuru Dolmabahçe Sarayı önüne demirlediğinde, Sultan Abdülazîz'in saltanat kayıkları, İmâm Şâmil ve âile efrâdını saraya getirdiler. Abdülazîz Hân, onu sarayın kapısında karşılayıp, büyük bir hürmetle; "Babam kabrinden kalksaydı ancak bu kadar sevinebilirdim" diyerek, çok iltifâtlarda bulundu. Sarayda hâl hatır sohbetleri arasında SultanAbdülazîz, her türlü emrine hazır olduğunu bildirdi. Bunun üzerine Şeyh Şâmil; "Pâdişâhım! Hayâtımın şu son günlerini aşkıyla yandığım sevgili Peygamberimin huzûr-ı şerîflerinde geçirmek istiyorum. Bunun teminini zât-ı âlinizden istirham ediyorum" dedi. Bu arzuyu büyük bir îtinâ ile yerine getirmek için Rus sefirini saraya çağırttı. Durumu anlatıp, Çar'a bildirmesini emretti. Rus Çarı İkinci Aleksandr kabûl edip, Şeyh Şâmil'in Rusya'ya geri dönmemesini bildirdi. Buna ziyâde memnun olan Şeyh Şâmil, İstanbul'da kısa bir müddet kaldı. Başta Sultan Abdülazîz'in ve İstanbulluların gösterdiği yakın alâkaya, misâfirperverliğe hayran oldu. Bu kadar ilgiye rağmen bir an önce Hicaz'a gitmek istediğini pâdişâha bildirdi. Abdülazîz Hân onun için en mükemmel vapurunu hazırlatıp teşyî eyledi.

    Vapurun her uğradığı yerde, halk görülmemiş bir heyecanla Şeyh Şâmil'i karşılıyor, onun duâsını almak yarışına giriyorlardı. Mısır'a geldiklerinde, Hidiv İsmâil Paşa, onu şânına lâyık karşıladı. O sırada İsmâil Paşa'nın yanında,Cezâyir'i Fransız istilâsından kurtarmak için çok gayret gösteren büyük âlim, mücâhid, gâzî, Abdülkâdir Efendi de misâfir bulunuyordu. İki kahraman âlimin sohbetleriyle şereflenen İsmâil Paşa, onlarıKâhire'de bir ay kadar misâfir etmek bahtiyarlığına kavuştu. Sonra İskenderiyye'ye kadar giderek Cidde'ye uğurladı. Peygamberimizin ve Kâbe'nin hasretiyle yananŞeyh Şâmil'in heyecânı, oralara yaklaştıkça artıyordu. O sırada Mekke emîri olan Şerîf Abdullah da, Şeyh Şâmil'i çok seviyordu. Onu büyük bir îtibarla karşıladı. Hicaz'da, onun büyük bir âlim ve kahraman olduğunu işiten herkes, onu görmeye can atıyor, ilgi ve hürmet gösteriyordu.

    Şeyh Şâmil, büyük bir îtinâ ile bütün şartlarına âzamî titizliği göstererek haccını yaptıktan sonra, ömrünü O'nun sünnet-i seniyyesini yaymak için uğraştığı, bu uğurda ölümü göze aldığı, sevgili, muhterem, mübârek Peygamberi, iki cihânın efendisi Muhammed aleyhisselâmın huzûr-ı şerîflerine gitmek için, nûrlu Medîne yollarına düştü. Her an aşkıyla yandığı efendisine yaklaşıyor, şimdiye kadar içinde kopan fırtınalar her geçen sâniye daha da şiddetleniyordu. Medîne-i münevvere görünmeye başladığında oldukça heyecanlanan Şeyh Şâmil, toprağa kapanarak, hocası Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî k.s .hazretlerinin şu şiirini terennüm etmeye başladı.

    "Server-i âlem sana âşık olup da, yanarım!
    Her nerede olsam o güzel cemâlin ararım.

    Kâbe kavseyn tahtının sultânı sen, ben hiçim.
    Misâfirinim dememi saygısızlık sayarım.

    Her şey cihânda senin şerefine yaratıldı,
    Rahmetin bana da yağsa, o ân olur bahârım.

    Acıyıp bir bakınca, ölü kalbler dirilttin,
    Sonsuz merhametine, sığınıp, kapın çaldım.

    İyilik kaynağısın dermanlar deryâsısın!
    Bir damla lütfet bana, derde devâsız kaldım.

    Herkes gelir Mekke'ye, Kâbe, Safâ, Merve'ye,
    Ben ise senin için, dağlar tepeler aştım.

    Saâdet tâcı giydirildi, rüyâda başıma,
    Ayağın toprağı serpildi yüzüme sanarım.

    Ey Câmî hazretleri, sevgilimin bülbülü!
    Şiirlerin arasından, şu beyti seçtim aldım:

    "Dili aşağı sarkık, uyuz köpekler gibi,
    Bir damlacık umarak, ihsân deryâna vardım."

    Ey günahlılar sığınağı, sana sığınmaya geldim!
    Çok kabahatler işledim, sana yalvarmaya geldim!

    Karanlık yerlere saptım, bataklıklara saplandım,
    Doğru yolu aydınlatan, ışık kaynağına geldim.

    Çıkacak bir canım kaldı, ey bütün canların cânı!
    Uygun olur mu söylemek, cânımı fedâya geldim.

    Derdlilere tabîbsin, ben ise gönül hastası,
    Kalb yarama devâ için, kapını çalmağa geldim.

    Cömerdlerin kapısına, bir şey götürmek hatâdır.
    Basmakla şeref verdiğin, toprağı öpmeğe geldim.

    Günahlarım çok, dağ gibi, yüzüm kara, katran gibi,
    Bu yükden ve siyâhlıkdan, tamâm kurtulmağa geldim.

    Temizler elbet hepsini, ihsân deryândan bir damla,
    Gerçi yüzüm gibi kara, amel defterimle geldim.

    Kapına yüz sürebilsem, ey cânımdan azîz cânân
    Su ile olmayan işler, hâsıl olur o topraktan."

    Peygamber efendimize olan aşkının çokluğundan ve O'na kavuşmanın heyecânından dolayı gözünden sel gibi gözyaşı akıtan Şeyh Şâmil, sürünerek Resûlullah'ın huzûr-ı şerîflerine geldi. Başta Medîne muhâfızı Hâfız Paşa, seyyidler, dünyânın dört bucağından gelmiş hacılar, onu heyecanla tâkib ediyordu. Kabr-i saâdetlerinin kıble tarafına geçip, mübârek ayak uçlarından Resûlullah'a, gönlünün en derin köşelerinden coşup gelen vecd ile:

    "Essalâtü ves-selâmü aleyke yâ Resûlallah!
    Essalâtü ves-selâmü aleyke yâ Habîballah!"

    Essalâtü ves-selâmü aleyke yâ Seyyidel evvelîne vel-âhirîn!" diyerek selâm verince, Resûlullah'ın, selâmına mukâbelesi ile şereflendi. Orada bulunanların şâhid olduğu bu hâdiseden sonra Şeyh Şâmil, uzun müddet duâ edip gözyaşı dökerek hasretini giderdi, gönlündeki fırtınaları dindirdi.

    Şeyh Şâmil, Medîne-i münevvereye geldiğinde hastalandı. Kısa süren bu hastalığında âile efrâdı, berâberinde gelip kendisine hizmet edenlerle ve ziyâretine gelenlerle vedâlaştı. Sultan Abdülazîz'e, Rus Çarı'nda rehin bıraktığı çocuklarının kurtarılmasını, Devlet-i aliyye-i Osmâniye'de vazife verilmesini bildiren bir mektup yazdırdı. Sonra başında okunan Kur'ân-ı kerîm tilâvetleri arasında, 1870 (H.1287) senesi Zilka'de ayının yirmi beşinci gününde Kelime-i şehâdet söyleyerek vefât edip, sevdiklerine kavuştu. Cennet-ül-Bakî' Kabristanlığına defnedildi.

    [​IMG]


    biz bir vadiden Allah diye haykırdık mı
    karşı vadiden özgürlük diye yankılanır

    şeyh Şamil /k.s /


    ve

    Allah c.c. var
    sorun yok

    çeçen atasözü
    selâm ve dua ile
     
    #4
    Son düzenleyen: Moderatör: 22 Mayıs 2014
  5. ~ EyLüL ~

    ~ EyLüL ~ Acemi Üye Silver

    Katılım:
    8 Nisan 2010
    Mesajlar:
    821
    Beğenileri:
    1

    Vayndegneh qershtash yu alu

    Vay irsa dayina dyo
    Laryoyla ho vezchu dalla
    Busulba sa Noxchijchyö


    Dog dyohna bersanna giyla
    Ollaloy ma x’ez’a syö
    X’a sieda lepita sirla
    So layla x’a Noxchijchyö


    La ilaha illallah
    Larye vezchu dalla x’o
    La ilaha illallah
    Busulba sa Noxchijchyö

    Yoxiyna hottor yac gora
    Turpala vay turbas x’yo
    Yish yac dasho malx x’a qola
    Busulba sa Noxchijchyö

    Dash qetta egcha sin metta
    Marshallash qyox’yuttush
    Lesh bolchu x’a khenti metta
    So layla x’a Noxchijchyö

    La ilaha illallah
    Larye vezchu dalla x’o
    La ilaha illallah
    Busulba sa Noxchijchyö

    Lechano xelxarsh desh govza
    Balanash ghayghanash tyo
    Maxkana derrig du lovzar
    Yelalo sa Noxchijchyö


    La ilaha illallah
    Larye vezchu dalla x’o
    La ilaha illallah
    Busulba sa Noxchijchyö
     
    #5
  6. hothalibi

    hothalibi Guest

    Katılım:
    4 Haziran 2010
    Mesajlar:
    75
    Beğenileri:
    0
    siz sesli olarak dinliyorsunuz da ben niye dinleyemiyorum çok merak ettim,, herkes dinlerse işin büyüsümü bozulur ???
     
    #6
  7. yonetim

    yonetim Çalışkan Üye Yönetici Administrator

    Katılım:
    11 Kasım 2009
    Mesajlar:
    1.359
    Beğenileri:
    3
    Bende dinleyemiyorum
    Galiba video yerleştirilmemiş bakıyım ben yerleştireyim
     
    #7
  8. bekkain

    bekkain diyâr-ı gurbet Süper Moeratör

    Katılım:
    28 Haziran 2009
    Mesajlar:
    9.899
    Beğenileri:
    57
    ilk video dinleniyo, ama nazar kardeşin koydoğu video gözükmüyo;(tesekkur
     
    #8
  9. hothalibi

    hothalibi Guest

    Katılım:
    4 Haziran 2010
    Mesajlar:
    75
    Beğenileri:
    0
    teşekkür ederim,,
     
    #9
  10. ZiLaN_21

    ZiLaN_21 Tecrübeli Üye Silver

    Katılım:
    28 Mart 2012
    Mesajlar:
    2.082
    Beğenileri:
    38
    çok güzel bi parça
     
    #10

Sayfayı Paylaş