1. Bu site çerez kullanmaktadır. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde çerez kullanımı ile ilgili site koşullarını kabul etmiş sayılırsınız. Daha Fazlasını Öğren.

dinen iki evlilik?

Konusu 'İslami Sorular, Fıkhi Meseleler' forumundadır ve &ezel tarafından 19 Kasım 2010 başlatılmıştır.

  1. &ezel

    &ezel Acemi Üye Silver

    selam arkadaşlar.
    sitenizde açtığım bir konuya verilen cevap üzerine bir soru sormak istiyorum.
    erkekler islamda dört evlilik var diyerek her çiçekten bal alma yöntemine rahatlıkla gidebiliyorlar. Bu ikinci veya üçüncü evlilik için dinen şartlar nelerdir acaba??
     
    Yüklüyor...
    Önerilen KonuX
  2. şeb-i aruz

    şeb-i aruz Moderator

    TAADDÜD-Ü ZEVCAT




    Birden çok kadınla evlenmek, nikahlı eşlerin birden çok olması. Bir erkeğin aynı anda dörtten fazla kadınla evli bulunması câiz değildir.

    Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur:

    Eğer yetim kızlar hakkında (adaleti yerine getiremeyeceğinizden) korkarsanız sizin için helal olan diğer kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâh edin. Eğer bu şekilde de adalet yapamamaktan endişe ederseniz, o zaman bir tane ile veya mâlik olduğunuz cariye ile yetininiz. Bu, sizin haktan eğrilip sapmamanıza daha yakındır" (en-Nisâ,4/3).

    Ayetteki "ikişer, üçer, dörder" ifadesi toplam olarak dörtten fazla sayıyı kapsamaz. Hz. Peygamber'in şu hadisleri âyeti tefsir eder: "Abdullah b. Ömer (r. anhümâ) şöyle demiştir: Gaylân es-Sakafî, câhiliye devrinde nikâhı altında on kadın varken İslâm'a girdi. Onunla birlikte eşleri de Müslüman oldular. Rasûlüllah (s.a.s), bu eşlerden dört tanesini seçmesini emretti" (eş-Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, VI, 159 vd). Kays b. el-Hâris'ten şöyle dediği nakledilmiştir: "Nikâhım altında sekiz kadın olduğu halde Müslüman oldum. Nebî (s.a.s)'e giderek, durumu anlattım. Bana: Onlardan dört tanesini seç, buyurdu" (Ebû Dâvud, Talâk, 35).

    Nevfel b. Muâviye, beş kadınla evli iken İslâm'a girmişti. Nebî (s.a.s) ona; "Dördünü tut, diğerinden ayrıl" (eş-Şevkân, a.g.e., VI, 149) buyurmuştur .

    Zâhirîler ve İmâmiye erkek için dokuz kadınla evlenmenin caiz olduğu görüşündedirler. Onlara göre, "ikişer, üçer ve dörder" ifadesindeki "vav"lar tercih için değil, toplama içindir.

    Ancak Arap dilinde bu gibi hitaplar vardır. Nitekim Kur'an-ı Kerîm'de; "Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer ve dörder kanatlı elçiler yapan Allah'a mahsustur" (Fâtır, 35/1) âyetinde, meleklerin kanat toplam sayısı değil, ayrı grupların kastedildiği açıktır.

    İslâm'dan önce Arabistan'da çok eşliliğin sınırsız bir şekilde uygulandığı kabul edilir. Ancak çok eşlilik daha çok varlıklı kimseler ve kabile başkanları için söz konusu idi. Halktan erkeklerin çoğunluğu ise tek eşliydi (Bilmen, Hukuku İslâmiyye ve İstilâhâtı Fıkhyye Kamusu, İstanbul 1967, 11, 112, 113).

    Eski İran, Çin ve Brehmenler hukukunda, Babil'de Hammurabi kanunlarında birden çok kadınla evlilik kabul edilmişti. Roma hukukunda istifraş yani evli olmaksızın birlikte yaşamak mevcuttu (Mahmut Es'ad, Tarih-i İlm-i Hukuk, İstanbul 1331/1912, s. 75, 97, 139, 141, 149, 165, 173, 175).

    Tevrat'da Dâvud (a.s)'ın bir kaç kadınla evlendiğinden söz edilir (Samuel, 2/12, 7/8). İncil'de birden fazla kadınla evlenmeyi yasak eden bir hüküm yoktur. Bu yüzden XVI. asra kadar Hristiyanlarda çok evlilik normaldi. Hatta filozof Herbert Spenser'e göre, XI. asırda İngiltere'de kadının başka bir erkeğe belli bir süreyle ödünç verilebileceği hakkında kilise kanun çıkarmıştır (Mustafa es-Sibâî, el-Mer'e beyne'l-Fıkh ve'lKânun, s. 210 vd).

    Hz. Peygamber de çok evli idi. Bunun dinî, ictimâî, siyasî, terbiyevî bir takım hikmetleri vardır. O'nun çok evliliğinin asıl amacı sahabe hanımlarına bir kaç muallim yetiştirmektir. Çünkü bir toplumun yarısı kadındır. Kadınlar da, erkeklerin yükümlü olduğu hükümlerle yükümlüdür. Kadınlar kendileriyle ilgili gizli meseleleri Hz. Peygamber'den sormaya çekinirlerdi. Ay hali, lohusalık, cünüplük, vb. konular bunlar arasındadır. Allah elçisinin edeb ve hayası da bunları cevaplamaya engeldi. İşte Hz. Peygamber'in aileleri, özellikle hanımlarla ilgili şer'î hükümleri, diğer kadınlara tebliğ etmede önemli rol oynamışlardır .

    Kimi zaman Resulüllah'ın evliliği câhiliyye âdetlerini yıkıp yeni bir hüküm koymak amacına yöneliktir. Zeynep binti Cahş ile evliliği buna örnek gösterilebilir. Çünkü Zeynep (r. anhâ) önce, Hz. Peygamberin evlâtlığı olan Zeyd b. Hârise ile evlenmiş, ancak geçimsizlik sebebiyle başaramamışlardı. Câhiliyye devri örfüne göre, evlâtlığın dul kalan eşiyle evlenmek yasaktı. Cenab-ı Hak evlâtlığı kaldırarak, bunların dul kalan eşiyle evlat edinenin evlenebileceğine izin verdi ve ilk uygulama Allah elçisi ile Zeynep (r. anhâ)'in evlenmesiyle başladı (el-Ahzâb, 33/37).

    Allah elçisinin (r.a)'in Ebu Bekr kızı Âişe ve Hz. Ömer'in kızı Hafsa ile evlenmesi sosyal bir hikmete dayanır. İslâm onlar sayesinde güç kazanmış, aileler, hatta kabileler arasında kopmaz bağlar meydana gelmiştir. Hz. Peygamber kızı Fâtıma'yı Hz. Âli'ye biri vefat edince diğeri olmak üzere iki kızını da Hz. Osman'a vermiştir. Bu dört sahabe, Resulüllah'ın en yakın dostu, yardımcısı olup, onun vefatından sonra da İslâm toplumunu yöneten liderlerdir.

    İnsanların gönüllerini bir noktada toplamak ve kabileleri birleştirmek için de evlilikler olmuştur. Nitekim Cüveyriye (r.anhâ), Müstalikoğullarının başkanı el-Hâris'in kızıdır. Bu kabile esir alınmıştı. Cüveyriye de esir düşmüştü. Kurtuluş fidyesi için Hz. Peygamber'den yardım istedi. Hz. Peygamber fidyeyi vereceğini ve kendisiyle de evlenmek istediğini bildirince de Cüveyriye kabul etti ve evlendiler. Esirleri ellerinde tutan sahabiler; "Biz Allah'ın Resulünün sihrî hısımlarını nasıl esir tutarız" diyerek hepsini serbest bıraktılar. Bu durum karşısında Müstalikoğulları topluca İslâm'a girdi (es-Sâbûnî, Tefsîru Ayâti'l-Ahkâm, 2. Baskı, Suriye 1397/1977,11, 319 vd.; İbn Sa'd, Tabakât, VIII, 116, vd.)

    Birden çok Kadınla Evlenmenin Şartları:

    İslâm birden çok kadınla evlenebilmek için bir takım şartlar öngörmüştür, Bu şartlar şunlardır:

    1- Eşler arasında adaletli davranmak. Bu insan gücü ile sınırlı olmak üzere yedirmek, giyim, barınma, ilgi ve muâmele konularında adaletli kavranmayı kapsar. Ancak bunun güçlüğüne Kur'an-ı Kerim'de şöyle işaret edilir: "...Eğer adalet yapamamaktan korkarsanız, o zaman bir tane ile veya mâlik olduğunuz câriye ile yetininiz" (en-Nisâ, 4/3). Buna göre eşler arasında adalet yapmama ve zulüm yapma korkusu varsa tek eşle yetinme esası getirilmiştir. Ancak adalet sevgi, kalbin meyli, aşk gibi hususları kapsamaz. Çünkü bunlara güç yetirilemez. İslâm ise insana gücünün yetemeyeceği yükü taşıtmaz. Bununla birlikte, eşlerden birine aşırı derecede meylederek, diğerlerini sevgiden mahrum etmek yasaklanmıştır. Âyette şöyle buyurulur: "Kadınlar arasında adaletli davranmaya ne kadar gayret gösterirseniz de buna güç yetiremezsiniz. Hiç değilse birisine aşırı meyledip de diğerini (ne dul ne kocalı durumda) askılı bırakmayın" (en-Nisâ, 4/129).

    Yukarıdaki iki âyet birlikte değerlendirildiği zaman İslâm'da çok eşlilik aslî bir kural değil, fevkalâde hâl ve şartlar bulununca baş vurulabilecek bir ruhsat olduğu sonucuna varılır.

    2- Eşlerin geçimini sağlamaya gücü yetmek. İslâm'da bir erkeğin evlenebilmesi için, tek veya daha fazla eş olsun, bunların yeme, içme, giyim ve barınma harcamalarını sağlayacak güce sahip olması gerekir. Hz. Peygamber (s.a.s) şöyle buyurmuştur: Ey gençler. topluluğu! Sizden evliliğin külfetlerini yerine getirmeye gücü yeten evlensin" (Buhârî, Savm, 10, Nikâh, 2,3,19; Müslim, Nikâh, 1,3; Ebû Dâvud, Nikâh, I; İbn Mâce, Nikâh, ; Nesâî, Sıyâm, 43). Evlilik külfetinin başında eşin geçim masraflarının geldiğinde şüphe yoktur.

    Çok evliliğe İslâm'ın izin vermesinin Hikmetleri:

    İslâm'da tek evlilik, esas, çok evlilik ise istisnadır. Ona ancak ihtiyaç veya zarûret hallerinde başvurulur. İslâm hiçbir kimseye çok evliliği farz kılmadığı gibi, buna teşvik de etmemiştir. Ancak genel veya özel bazı sebepler bulununca çok evlilik mübah sayılmıştır .

    Genel sebepler: Bazı beldelerde çeşitli sebeplerle erkek nüfus azalır, kadın nüfus ise normalin üstünde artabilir, Savaş sonralarında böyle durumlarda sık sık karşılaşılır. Nitekim Birinci Dünya Harbinden sonra Almanya'da bir erkeğe dört veya altı kadın düşüyordu. Bu durum karşısında Alman kadınları, erkeklerin birden çok kadınla evlenmeleri gerektiğini açıkça savunuyorlardı. Böyle bir ortamda taaddüdü zevcât, kadınları fuhuştan korumak, onlara sıcak bir yuva sağlamak, bu yolla yetim kalan çocuklarını da hikâye etmek amacına hizmet eder.

    Kimi zaman da bazı beldelerde nüfusun hızlı artışını sağlamak için çok kadınla evliliğe ihtiyaç duyulabilir. Savaşta nüfusun büyük bir kısmının ölmesi gibi.

    İslâm'ı yaymak amacıyla da çok evlilik olabilir. Nitekim Hz. Peygamber 54 yaşına kadar Hz. Hatice (r. anhâ) ile tek evli olarak kalmış, bu yaştan sonra 9 kadar eşi olmuştur (ez-Zühaylî, a.g.e, VII, 169, 170).

    Özel sebepler çoktur:

    1- Kadının hastalığı, yüzünden kadınlık görevini yapamaması. Tedavi imkânı bulunmayan kadın hastalığı, kadının çocuk doğuramayacak durumda olması gibi. Böyle bir durumda hasta kadını boşayıp, başkası ile evlenmek yolu bir çare gibi görülüyorsa da kocasının ve belki çocuklarının yuvasından onu uzaklaştırmak yerine onun rıza ve muvafakatıyla ikinci bir evliliğe imkân sağlamak daha üstün bir özlük hakkı olsa gerek. Böylece ilk eşin hakları da korunmuş olur.

    2- Bazı erkekler kendi eşi dışında başka bir kadına öne geçilmez istekle bağlanmış olabilir. Onu zinadan korumanın tek yolu ikinci evliliktir.

    Bu duruma göre çok evliliğin mübah oluşu zaruret, ihtiyaç, özür veya geçerli bir maslahattır.

    Günümüz İslâm ülkelerinin bazılarında çok kadınla evlenmek hâkim iznine bağlanmıştır. Çünkü, birden çok kadınla evlenecek erkekte adalet ve nafakaya güç yetirme niteliklerinin bulunup bulunmadığını tesbit etmek bunu getirir. Bu iki niteliğin varlığı nass'larla istendiği için bunu araştırmak ve bir esasa bağlamak İslâm devletinin yetkisi altındadır.

    XX. yüzyılın ortalarında yapılan aile hukukuna ilişkin konular, Tunus dışında diğer İslâm ülkelerinde çok kadınla evlenmeyi yasaklamamışlar, yalnız bazı koruma önlemleri almakla yetinmişlerdir.

    Suriye, Irak ve Pakistan'da çok kadınla evlenebilmek için hâkimden izin alınması şartı konmuş buna rağmen evli bir erkeğin izinsiz olarak akdettiği ikinci ve daha sonraki evlenmeler geçerli sayılmıştır. Ancak, devletin belirlediği usullere uymadığı için ilgiliye ceza verme yoluna gidilmiştir (Suriye Medeni Kanunu, Mad. 17; Irak Med. Kan. Mad. 3-4, Pakistan Aile Hukuku Kararnamesi).

    Diğer yandan Tunus kanunu çok eşliliği sert ceza tehtidi altında yasaklamış, gizli olarak çok kadınla evlenmelerin artması üzerine de 1958'de önceden belirlenen cezalar arttırılmıştır. Bu arada Tunus mahkemeleri, kanun koyucunun maksadını yorumlayarak ikinci evlenmeleri bâtıl saymıştır (Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslâm Hukuku, İstanbul 1983, s. 239, 240).

    Hamdi DÖNDÜREN
     
  3. bekkain

    bekkain diyâr-ı gurbet Süper Moeratör

    allah razı olsun kardeş... özet olarak rabbim bizleri doğru yoldan ayırmasın, nefsin eline düşürmesin...
     
  4. tahsin___34

    tahsin___34 Cezalı Üye

    Illaki istisnalar vardir ama ikinci evlilikler genellikle "nefsi"dir... Fiziken ve yas olarak daha genc ve güzel bir bayanla evlenme arzusu bunu ihtiva eder... Her ne sebep olursa olsun ikinci evliliklerde mesrudur... Lakin, es bunu kabül etmeyebilir ve beyi tarafindan kendisini de bosamasini isteyebilir, bu da mesrudur...
    Her bir erkek 2,3,4 esle evlenmek ister ama "ekonomi" ise her daim buna müsade etmeyebilir....
     
  5. Akşam güneşi

    Akşam güneşi Cezalı Üye

    görüşlerinize katılıyorum, esasında bu tek evlilik tabusu yıkılmalıdır..............
     
  6. Akşam güneşi

    Akşam güneşi Cezalı Üye

    s.a kardeşim ikinci üçüncü evlilikler olsun tabuları yıkalım dedim ama nasıl yıkalım ilkini unutmadan ve her ikisine eşit davranarak yenisi gelince eskisine git demeden , hatta onun bu konuda rızasını alarak olmalı vel hasıl günümüzde yapılan ların çoğu nefsani ....
     
  7. bekkain

    bekkain diyâr-ı gurbet Süper Moeratör

    AKŞAM GÜNEŞİ, TAHSİN KARDEŞ OLABİLİR AMA İLKLER KABUL ETMEZ VE BOŞANMA GÖZÜKÜR ,ODA MEŞRUDUR DEMİŞ...
    yani tabular yıkılsın evlenen evlensin mi demek istiyon. iki evliliğe razı olanları tebrik ederim...yoksa önemli değil biri gider biri gelir mantığıda değişik....
     
  8. musanınkardeşi

    musanınkardeşi Cezalı Üye

    zorlama ve baskı olmaksızın ve tarafların onayı olusa ve bu işi adaletli yürütebileceğine ve maddi imkanlara sahipseniz güzeldir..aksini asla kabul etmem .
     
  9. tahsin___34

    tahsin___34 Cezalı Üye

    Bu gibi hususlar biraz da "örfi"dir. Mesela Arabistan'da ve Güney'deki o ülkelerde 4 esli evlilik de örfe yakin bir seyi ihtiva eder ve esler eslerini kocalarina karsi da kiskanmazlar. Yani akillarina gelmez böyle bir sey. Biz de sanirim Osmanli'da da durum böyleydi. Sanirim cok esle evliligin iyi olmadigi ve hanimlar tarafindan da kabül edilemez bir sey olusu, Cumhuriyet Dönemi ile alakasi bir seydir.
    Birakiniz 4 esi falan, öyle sahabiler de varmis ki, bayan hizmetcilerinin sayisi 100'ün üzerindeymis ve efendi (yani aile reisi olan bey) o hizmetcileri de istedigi gibi kullanirmis cünkü onlarin mali hükmündeydi.
    Bu gibi seyleri kaldirmak ne biz beylere göre ne de bizim beylerin eslerine göre bir sey.
    Öyle degil mi?
    Demek ki bu husus, dini'den ziyade örfi bir sey...
     
  10. *hazan_yeli*

    *hazan_yeli* Tecrübeli Üye Silver

    dınen ılk esının ahını almak onu uzmenın hukmu ne acaba?
     
  11. kocak

    kocak Acemi Üye

    Ömür çok kısa bu ömrü birden çok evlilik yaparak ömrün büyük kısmını kadınların sorunlarıyla harcamak hiçde akıllıca değil .Evlisindir hanım ölmüştür alrısın bir tane daha ona tamam. Başka türlü öyle aynı anda iki eş üç eş taşıyacak adam da değiliz gerekte yok. işin cevaz tarafını yukarda şeb-i aruz arkadaşımız yazdı zaten.
     
  12. *hazan_yeli*

    *hazan_yeli* Tecrübeli Üye Silver

    ömür cok kısa ve cok evlılık yaparak kadınların sorunlarıyla ılgılaenmek hıcte akıllıca bırsey deıl derken ?:)
     
  13. kocak

    kocak Acemi Üye

    Bana cevaben yazdınız ancak ben bir şey anlamadım. Ben diyorum ki aynı anda iki üç eş sahibi olmak insanın yorar zamanını alır daha önemli işler var. Burda büyük konuşmak nerde onu anlamış değilim.Ve tekrar diyorum hiç gerek yok çok eşliliğe hatta değmez bile. kadının nimet ve ziynet olması o ayrı bir konu.
     
  14. kocak

    kocak Acemi Üye

    Bencede boş verelim..
     
  15. yusöz

    yusöz Acemi Üye Silver

    evet dinimizde o şartlara göre 4 hanımla evlenilmeye izin verilmiş. bunu 4 e düşmesinin sebebi 32 eşi olanlar varmış... benim bildiğim bütün eşleri aynı anda memnun etmek önemli eşlerin birbirini kıskanmaması gerekiyo... insan fıtratına görede bu çok zor... bi hikaye duymuştum bi adamın iki eşi varmış... ikiside aynı anda ölmüş eşide hep onları bir tuttugu için ikisinide kapıdan aynı anda çıkartmak istemiş.. yeni kapı açmışlar ve yeni eşi yeni kapıdan eski eşi eski kapıdan geçirmiş eski eş eşine sormuş beni neden eski kapıdan geçirdim hakkımı helal etmiyorum demiş... bayanın hakkı var erkek üzerinde bence haklarından biride bu... tek eş varken ne gerek var 2 3 ee
     
  16. bekkain

    bekkain diyâr-ı gurbet Süper Moeratör

    koçak kardeş yorumuna birazcık güldüm. daha genç bi kardeşimiz olduğun belli. erkekler genelde iki evlilik yaparken , onlar için bu hayatta önemli olan evlilik olarak görürler ve nefsini tatmin etme ve kendilerine verilmiş bir hak olarak gördükleri için onlara sorun olmaz yani. gönül sızımın dediği gibi büyük konuşmamak lazım.
    hazan yeli canım benim bildiğim kadarıyla ilk eşi razı ederek evlenmek lazım. ama ülkemizde iş olup bittikten sonra ilkler duyar ve bazen mecbur kalır bazende kabullenmez boşanır. burda da akla kabullenmezsen ne yapman lazım sorusu geliyo. bilmiyom ki baya zor bir durum.....
     
  17. kocak

    kocak Acemi Üye

    koçak kardeş yorumuna birazcık güldüm. daha genç bi kardeşimiz olduğun belli. erkekler genelde iki evlilik yaparken , onlar için bu hayatta önemli olan evlilik olarak görürler ve nefsini tatmin etme ve kendilerine verilmiş bir hak olarak gördükleri için onlara sorun olmaz yani.

    Evet şartlara bağlı olmak kaydıyla böyle bir hak var. Ancak nefsin tatmin edilmesi ile igli dert sadece şehvet değilki. Bu zalım nefs beğenilmek istiyor, ilgi alaka görmek istiyor,benim dediğim olsun istiyor,çok yemek çok uyumak eğlenmek ne bileyim nerde ne kadar sakat iş varsa istiyor.. Bütün bunlara dikkat etmeyizde mevzu ikinci üçüncü eş olunca efendim o bize verilmiş bir hak diyerek işin içinden çıkılıyor. Benim işaret etmek istediğim konu buydu bi kıyamet işimiz var bunca sıkıntı içinde ikinci ücüncü eşler ile uğraşmak işmi be kardeşim. Yazık olur zamana demek istedim.
     

Sayfayı Paylaş