1. Bu site çerez kullanmaktadır. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde çerez kullanımı ile ilgili site koşullarını kabul etmiş sayılırsınız. Daha Fazlasını Öğren.

Ruhum Daralıyor, İçim Sıkılıyor...Ne Yapmalıyım?

Konusu 'Psikoloji' forumundadır ve yadeller_ tarafından 10 Haziran 2010 başlatılmıştır.

  1. yadeller_

    yadeller_ (( Müslümanlar Kardeştir )) Administrator

    RUHUM DARALIYOR İÇİM SIKILIYOR NE YAPMALIYIM..?

    İnsan olarak hepimizin veya aile fertlerimizin başına gelen, zaman zaman yaşadığımız bir konudur, Ruh daralması can sıkılması, peki bunun sebepleri ve çareleri nelerdir, bir tahlil edelim..

    Canım sıkıldı! İçim daraldı!
    Daha çocuk yaşta başlıyor bu söylemler.
    Psikolojik hastalıkların arttığı ve özellikle depresyonun çok yaygınlaştığı bir çağda yaşıyoruz.
    Çağımız depresyon çağına dönüşüyor. Bu gelişmeyle birlikte özellikle ruhsal hastalıklara yönelik tedavi edici uygulamalar haliyle popüler oluyorlar.
    Pek çok insan antidepresan ilaçlar kullanmalarına rağmen maalesef depresyonun pençesinden kurtulamıyorlar.
    -Acaba bunun ilacı gerçekten antidepresan ilaçlar mı?
    -Bu sıkıntıların gerçek sebepleri neler?
    -Ruhsal sıkıntılarımız olduğunda ne yapmalıyız?
    -Bu durumdan nasıl kurtulabiliriz?

    Mâlumunuz hastalıklar için bir maddi tedbir (Doktor, ilaç) birde mânevi tedbir dediğimiz (dua, itiğfar ve şifa ayetleri) ile tedavi vardır. Önce esbâba tecessül dediğimiz, sebeplere yapışmak, yani hastalanınca doktora gitmek, tıbbi çarelere başvurmak verilen ilaçları kullanmak lazım. Sonra da tüm dertlerin dermanını yaratan yüce rabbimizden şifa dilemek, dua etmek ve tavsiye edilen bir takım duaları okumak lazımdır.

    MANEVİ TEDBİR OLARAK TAVSİYE EDİLEN BAZI DULAR:


    Bol bol istiğfar etmeli ve halisane, içten bir dua ve duha suresi ile inşirah suresi okumak Ayrıca:

    (La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim okumak, 99 derde devadır. Bunların en hafifi sıkıntıdan kurtulmaktır.) [Ebu Nuaym]

    (Birinize dert ve bela gelince, Yunus Peygamberin duasını okusun! Allahü taâla onu muhakkak kurtarır.) [Tirmizi]

    (Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke inni küntü minezzâlimin) diyen, uğradığı belâdan kurtulur.) [İ. Sünni]

    Dualar ve Kuran-ı Kerim okuma elbette şifadır.yalnız ileri derece de ruhen çökmüş birinin psikolojik destek almasında yarar var. Bir de insanlarımıza bunu tavsiye ettiğimiz de ben delimiyim ki psikolağa-psikiyatriye gideyim derler bu da çok yanlış bir yaklaşım. Nasıl hastalandığımızda doktora gidiyorsak ruh sağlımız için gitmekten çekinmemeliyiz.

    Ayrıca şu duayı okumayı ihmal etmeyelim

    (Sabah akşam, 3 defa, “Bismillahillezî lâ yedurru ma’asmihî şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüvessemî’ul alîm” ) [İbni Mace]

    Zaman zaman iç sıkıntısı insanın çeşitli maddi ve mânevi sebeplere bağlı olarak yaşadığı bir durumdur.
    Bir yerde okumuştum, böyle zamanlarda insanların günahları omuzlarına verilirmiş de kişi onun sıkıntısını yaşarmış...
    Bu hususta, iyi geldiğine şüphe duymadığım "Ya Fettah" ismi şerifini zikretmek iyidir.

    Ya Fettah: Her türlü müşkilleri açan ve kolaylaştıran... Fettâh kelimesi, feth'den gelmektedir. Feth ise, "kapalı olan şey'i açmak" mânasınadır. Kapalı bir şey'i açmak: a. Maddî olur; bir kapıyı, bir kilidi açmak gibi. b. Mânevî olur; kalbden tasaları, kederleri atıp gönlü açmak gibi.
    Bitkilerin çiçek açması, tohum ve çekirdeklerin sünbül vermesi, rızık ve rahmet kapılarının açılması hep Fettâh ism-i şerifinin tecellîsindendir.

    İŞİN TIBBİ YÖNÜNE GELİNCE:


    Bir doktor;

    ''Beyinde karaciğer böbrek gibi bir organdır ve oda hastalanabilir,kimyası bozulur,bu durumlarda ilaç tedavisi gerekir'' şeklinde konuşmuştu.

    Bu tip ağır çözülmelerde de yine beyin kimyasını düzenleyen ilaçlar, dış dünya ile sınırlı da olsa bir uyum sağlanması için oldukça önemli bir yol alınmasını sağlar.

    Madalyonun diğer yüzü ise, yıllarca ilaç kullandıkları halde neden bir türlü iyileşemediklerine anlam veremeyenler.

    Nedeni, bu insanların kafa yapısı yada yaşam tarzı değişmemiştir.Kendilerini mutsuz eden faktörleri değiştirmek için hiç bir şey yapmamış olmalarıdır. Mesela bu faktörler insanlar yada çevre ise, bu insanları hayatından çıkarıp yer değişimi yapabilmek hastalar için olumlu adım olur.

    Sadece ilaç kullanmak ve ilaçlara bir noktada büyüsel bir anlam yüklemek,kullandıkça bütün sorunların ortadan kalkacağını düşünmek.İlaca bağımlı hale getirebilir. En küçük bir sorunda hasta ilaçları leblebi gibi yutmaya devam eder.

    Benim büyük dertlerim sıkıntılarım var demek yerine kendi içimize dönüp benim büyük Allah'ım var diyebilip şükretmek lazım...Günümüz hastalığı bunalım can sıkıntısı depresyon vs..bütün herşeyden önemlisi insanın kendi içine dönmesi bence...hayatımızda bizi mutsuz eden bunalıma iten nedir?


    Bunları düşünmek cevaplarını aramak gerek..Yaşam şeklimiz belkide bizi huzursuz edendir...?İlaçlar tedavi de muhakkak önemli yalnız tedavi bitti belli bir süre sonra aynı şikayetlere doktorlarına geri gidenler de çok...
    o zaman biraz kendi iç dünyamıza bakmalıyız, nerede hata yapıyoruz, nerede yanlış yapıyoruz. Allaha olan kulluk vazifemizi tam olarak yerine getirebiliyormuyuz.İsanlarla iyi geçiniyormuyuz, insanlara merhametli davranabiliyormuyuz? bu soruların cevabını kendi nefsimizde arayıp ona göre tedbir almamız lazım.

     
    Son düzenleyen: Moderatör: 2 Eylül 2014
    Yüklüyor...
  2. kader54

    kader54 Çalışkan Üye Süper Moeratör

    allah razı olsun..Kuran'ı Kerim baştan sona maddi manevi şifa ...
     
  3. denizinci

    denizinci Acemi Üye Silver

    zaman zaman ruhum daralıp, hiç bir şey yapamadığım dönemler oluyor. Zor bir durum maalesef..
     
  4. bekkain

    bekkain diyâr-ı gurbet Süper Moeratör

    bende pc başına geçiyom :)
    içimden gelenleri sıkıntıya sebep olan konuları ogünde hangi konu varsa o konuya yorum olarak yazıyom(denk gelirse eğer,gelmezse arayıp buluyom:))...bazen tekrar o konu denk gelince aa ben ne yazmışım dediğimde oluyo :D
    ama rahatlıyom :)
    bu tesbihlerde iyi geliyor, canı gönülden çekmek lazım,dilde değil özde...allah razı olsun..
    La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim

    Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke inni küntü minezzâlimin(akşam namazı ile yatsı namazı arasında önerilir genellikle ,hergün 33 defa)

    (Sabah akşam, 3 defa, “Bismillahillezî lâ yedurru ma’asmihî şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüvessemî’ul alîm” )
    ya fettah ( sen hayırlı kapılar aç ya rabbi)....
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 2 Eylül 2014
  5. bekkain

    bekkain diyâr-ı gurbet Süper Moeratör

    ben hiçbişiye yazmıyom ablam yaw. böle unutması daha kolay oluyo:)...
    dua ediyorum ...rabbim ben bilmiyorum neyin hayırlı olduğunu sen sonumu hayreyle...bilinmez bu dünyada bilnmemek , hep yanlış anlaşılmak.tam herşey yolundayken, belkide bu dünyanın fani olduğunun anlaşılması için bir imtihan...gizli olanları bilensin ya rabb sen sonumuzu hayreyle......


    kıssadan hisse olmuş olayın abla...hiç kimseye önyargılı bakmamak lazım, o hakkı bulacakmış, sebebi sen olmuşsun allahın izniyle...
     
  6. *hazan_yeli*

    *hazan_yeli* Tecrübeli Üye Silver

    La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim


    evet ama malesef cogu zamn aglamayı terch edenlerdenım aslında en ıyısı en guzelı dua etmek ama seytana dur dıyemıyoruz
    emegıne saglık...
     
  7. bekkain

    bekkain diyâr-ı gurbet Süper Moeratör

    ağlamakta iyidir.. gözyaşının göze faydası çokmuş :)
     
  8. El-Emin

    El-Emin Tecrübeli Üye Administrator

    Media:
    49
    Albums:
    2
    Namaz da huzur var. ben daraldığım zaman halime şükrediyorum ama her zaman bu olmuyor tabii...
     
  9. ElifNur

    ElifNur Çalışkan Üye Administrator Silver

    İnsan zaman zaman sebepsiz iç sıkıntılar yaşar. Yaşanılan eğer bir psikolojik rahatsızlık değilse bu durum kabz halini bize hatırlatır. Doç. Dr. Necdet Tosun, kabz halindeki kişinin tutuk, durgun ve sıkıntılı olacağını söylüyor. Bu hali yaşayanlar tefekküre, ibadete, tevbe-i istiğfara, Allah'ın kullarıyla ilgili sevgi ve merhametini anlatan ayetleri okumaya yönelmeli.

    Değişik dönemlerde hemen herkeste bezginlik, bıkkınlık, ümitsizlik görülebilir. Hiçbir sebep yok iken insan, içine girdiği atmosferin etkisiyle ruh semasının yıldızlarının birer birer kayıp döküldüğünü hissedebilir. Gönül darlığına düşer, adeta boğulacakmış gibi olur. Bu yaşanan iç sıkıntısı, psikolojik bir rahatsızlığın belirtisi de olabilir. Bu sıkıntıları destekleyen farklı belirtiler söz konusu ise mutlaka bir uzmana başvurarak tedavi yolları aranmalıdır. Dini anlamda ruhen sıkıntı, daralma anlamına gelen kabz hali insanları zaman zaman içine alan bir durumdur ki; bunun için ruhumuzu rahatlatacak ibadete, duaya, Allah'a teslimiyete daha özen göstermeliyiz.
    Kalbinin kasvet bağladığına ve karanlıklar içinde kaldığına inanan bir insan, şayet kendisini ümitsizliğin pençelerine teslim etmezse ve vicdan lisanıyla sürekli "Tut beni Allah'ım, tut ki edemem Sensiz!" diyerek Cenâb-ı Hakk'ın inâyetine sığınırsa, o kasvetli zaman diliminin boğuculuğuna rağmen, bast halinde ulaşamayacağı noktaların çok ötesine vâsıl olabilir. Zira, esas kulluk, kabz halinde, onun tuzaklarına düşmeden, sadâkatle ortaya konulan kulluktur. İşte böyle sıkıntılı anlarında kulluğunu aksatmayan bir insan çok daha fazla sevap kazanmış olacaktır. Bu açıdan, mü'min, inişli çıkışlı bu yolda içinde bulunduğu halin kabz ya da bast olduğuna bakmadan mütemadiyen yürümeli ve her zaman kendisine yakışan sadâkat ve vefanın gereğini sergilemelidir. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim üyelerinden Doç. Dr. Necdet Tosun, Allahü Teala'nın bazen azametini hatırlatmak için insanları kabz haline soktuğunu belirtiyor. Necdet Tosun, kabz hali ile ilgili merak edilen sorulara cevaplar verdi.
    Kabz ne demektir?
    Kabz, sözlükte daralma, tutukluk, sıkılma ve tasalanma gibi anlamlara gelir. Tasavvufî bir terim olarak kabz, sûfînin manevî bir tutukluk içinde bulunması hâlini ifâde eder. Kabzın tersi olan bast ise gönül genişliği, rahatlık ve neşe demektir. Kabz ve bast tasavvuf yolunda sûfîlerin zaman zaman yaşadığı ve gelip geçen hallerdir. Dâimî değillerdir.
    Kabz hali niçin yaşanır?
    Kabz hâli, korkunun neticesidir. Cehennem azabıyla ilgili âyet ve hadislerin ya da Allah Teâlâ'nın Celâl sıfatlarını tefekkür etmenin sonucunda bazı kişilerde kabz hâli oluşur. Sûfîlere göre kabz ve bast hâli, kula Allah tarafından gelir. Nitekim, "Darlık veren de, bolluk veren de Allah'tır." âyetinin buna işâret ettiği kabul edilir. Cennet'i, Allah Teâlâ'nın nimetlerini ve Cemâl sıfatlarını düşünmekten bast hâli yani ferahlama ve neşe meydana gelir. Allah Teâlâ, kullarına bazen azametini hatırlatıp onları kabz hâline sokar, bazen de lütfunu hatırlatıp onları bast hâline geçirir.
    Kabz hali yaşayan kişinin durumu nasıldır?
    Kabz hâlinde kişi tutuk, durgun ve sıkıntılıdır. Fazla konuşmaz ve yazmaz. Tefekküre meyillidir. Bu durum kişiye göre fazla değişiklik göstermez. Ancak bazı kişilerde kabz hâli kısa sürer, bazılarında ise uzun zaman devam eder. Bunun sebebi tam olarak bilinmemektedir. Ancak kabz hâli uzun süren kişilerin bast yani neşe hâllerinin de uzun olacağı kabul edilir. Sürenin uzamasında kalbe gelen manevî duygunun yoğunluğu da önemli bir etkendir.
    Bazen hiçbir sebep yok iken iç sıkıntısı, daralma yaşanır. Bu duruma kabz diyebilir miyiz?
    Her sıkılma hâlini kabz diye adlandırmak doğru değildir. Yoğun çalışma temposu veya oksijenin az olduğu ortamda uzun süre bulunmak gibi hâricî sebepler ile bedenî bazı rahatsızlıklar da iç sıkıntısına sebep olabilir. Ancak kişi bazen kendisini kabz hâline sokan şeyin ne olduğu fark edemeyebilir. Hiçbir neden olmadığı halde gönül darlığı yani kabz hali yaşanabilir.
    Sık sık kabz hali yaşanması neyin göstergesidir?
    Sık sık kabz hâline girmek, mizaç yani karakter ile büyük oranda alâkalıdır. Buna ek olarak, kişinin okuduğu kitaplar, arkadaşlarıyla yaptığı sohbetler ve düşüncelerinin mâhiyeti de kabz hâline girişin sıklığına tesir eder. Sıklıkla kabz hali yaşayanların sosyal hayatı ve psikolojisi bozulur. Konuşma ve yazma konusunda sıkıntı yaşar, arkadaş edinmede ve aile içi ilişkilerde zorluklarla karşılaşır.
    Kabzdan kurtulmak için ne yapalım?
    Allah'ın kullarına karşı sevgi ve merhametiyle ilgili âyet, hadis ve ilgili kitapları okumak, tövbe etmek, cennet'i ve âhiret nimetlerini düşünmek, bast hâlinde olan neşeli insanlarla oturup kalkmak, kabzdan kurtulmak için uygulanabilecek yollardır. Ancak birçok sûfî kabz hâlinden çıkmak için sun'î çabalara gerek olmadığını, o hâlin kendiliğinden geçmesini beklemenin daha doğru olacağını düşünür. Bununla birlikte, kabz hali uzamış ve kişinin sosyal hayatını etkilemeye başlamışsa bu yöntemlere başvurulabilir. Cennet'i anlatan âyetler ile, "Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler" (Mâide, 54); "Allah onların günahlarını sevaba çevirir" (Furkan, 70); "Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar" (Zümer, 53) gibi âyetleri tefekkürle okumak, kabz hâlindeki kişiler için rahatlatıcı olacaktır.

    Adım adım önlem alın
    Kabzdan kurtulma yolları adına en evvel zikredilmesi gereken husus, tevbe ve istiğfardır. Mü'min bir kul, gaflete karşı tavır almalı, günahların öldürücülüğünden tevbe ile kurtulmalı, isyan lekelerini gözyaşlarıyla yıkamalı ve gönül gözünü bir kere daha verâlara çevirmelidir.
    İşlenen bir günahın, kötülük ve seyyienin hemen arkasından bir sevabın, iyilik ve hayrın yapılması kabz döneminin kısalması için önemli bir vesiledir.
    Manevî hayatımızdaki bir sıkıntı ve kabz halinde inşirah kaynağı olabilecek hususlardan biri de psikolojik tavır ve durum değişikliğidir. Psikologlar da, insanın kendini yenilemesi ve üzerindeki sıkıntıyı atabilmesi için bir hal ve tavır değişikliğini salık vermektedirler. Öfke anında abdestin tavsiye edilmesinin hikmetlerinden biri de yine bu tavır değişikliğini temin etmektir.
     
  10. cennetkuşu

    cennetkuşu Moderator

    Evet, ne güzel söz ''BENİM ALLAHIM VAR!!!!'' Evet, her türlü sıkıntı ve zorluklara karşı içimizden ''BENİM ALLAHIM VAR'' diyebilmelyiz!!! Böyle dersek her iş kolaylaşacak ve hiçbir büyük zorluklar bizlere galip gelemiyecektir..:)....
     
  11. ZiLaN_21

    ZiLaN_21 Tecrübeli Üye Silver

    bazen insan ne yapsada geçmiyor sıkıntısı.....
     
  12. yadeller_

    yadeller_ (( Müslümanlar Kardeştir )) Administrator

    "Ayağınıza diken batsa Allah'tan bilin." Diye bir hadis vardi sanırım.

    Herşey Allah'tan geliyor.

    Çünkü zevke sefaya değil, imtihan olmaya geldik.

    Allah'in ipine sımsıkı sarılanlardan olmak duası ile....
     
  13. serhat kocakaya

    serhat kocakaya Acemi Üye

    çok teşkürller çok güzel bir paylaşım olmuş ellerinize sağlık
     

Sayfayı Paylaş

Users found this page by searching for:

  1. içim sıkılıyor

    ,
  2. insanın içi neden daralır

    ,
  3. insanın içinin daralması

    ,
  4. ruhum daralıyor içim sıkılıyor ,
  5. içim daralıyor hangi duayı okumalıyım,
  6. ic daralmasina ne iyi gelir,
  7. icim daraliyor dua,
  8. icim daraliyor ne yapmaliyim,
  9. ic daralmasi neden olur,
  10. Ruhum sıkılıyor,
  11. ic daralmasi,
  12. içi daralan insan hangi duayı okumalı,
  13. ic daralmasina iyi gelen dua,
  14. icinin sikilmasi ,
  15. içimde sıkıntı var hangi duayı okumalıyım