1. Bu site çerez kullanmaktadır. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde çerez kullanımı ile ilgili site koşullarını kabul etmiş sayılırsınız. Daha Fazlasını Öğren.

Yıldırım ile Timur

Konusu 'Tarih Köşesi' forumundadır ve kerra tarafından 26 Şubat 2010 başlatılmıştır.

  1. kerra

    kerra Acemi Üye Silver

    Tarihimizin en hazin sayfalarından biridir Ankara Meydan Muharebesi. İki dolu testi birbirine çarpmış ve sonuçta biri kırılıp dağılmıştı.

    Timur, Cengiz Han soyundan Barlas Boyu'nun reisi Turgay Bey'in oğlu idi. Yıldırım ise Oğuz'un Kayı Boyu'ndan Hükümdar Murad Hüdavendigar'ın oğlu. Timur, gençliğinden itibaren askerliğe meylederek hanlığı bileğinin hakkıyla kazanmıştı; Yıldırım, Kosova'da babasının naaşı başında hükümdar oldu. Timur, Çağatay Hanı Kazgan Han'ın ordusunda yüzbaşı iken bacağından yaralanmış ve topal kalmıştı; hasımları ona "Timur-ı Leng(Aksak Timur, Topal Timur)" derdi. Yıldırım'ın ise sol gözünde doğuştan bir leke vardı. Az gören bu gözünden dolayı hasımları ona "Kör Beyazıt" derdi. Timur babasının şu sözünü hiç unutmadı: "Oğul, dünya denen şey, yılan ve akrep dolu bir tastan daha iyi değildir; ama yine de ecdadının kahramanlarını tevarüs edecek içimizde bir sen kaldın!" Yıldırım ise babasının af için "Ben ettim onu ki bana yaraşır/ Sen eyle onu ki sana yaraşır" dediğini aklından çıkaramazdı.
    Timur, Belh şehrinde ak keçe üzerine oturtulup altın taç giyerek hükümdar ilan edildiğinde "Artık dünyaya hükmedebiliriz" demişti. Yıldırım ise Kosova sahrasında babasının yerine hükümdar seçildiğinde, en belirgin olan düşmanları olan Haçlılar "Gök yıkılsa onu mızraklarımızda tutarız" diyorlardı. Timur doğuda, Yıldırım batıda zaferden zafere koştu. Bu arada Yıldırım, Timur ile yolları çatışan Türkmen Kara Yusuf ve Celayirli Ahmet'i himaye etmeye başladı. Timur, o güne kadar Hristiyan dünya ile cnk etmesini takdirle karşıladığı Yıldırım'ı birdenbire hedef edindi. Yıldırım da Anadolu'ya dönüp Timur'a karşı ittifaklara başladı. Timur, Altınordu Hanlığı'nı ortadan kaldırarak Rusya'ya sahip olmuş ve dünya dengesini bozmuştu. Yıldırım ise Niğbolu'da Avrupa'nın en ünlü prenslerini dize getirip bu dengeyi sağlamıştı. Şimdi iki testi birbirine çarpmaya hazırlanıyordu. Timur "Gökyüzünde nasıl bir tek Tanrı varsa yeryüsünde de bir tek hükümdar olmalı!" Yıldırım "Şu dünya iki sultana küçük, bir sultana büyük!" diyordu. Çatışma giderek büyümüş; Timur, Yıldırım'la beraber Kadı Burhanettin, Memluk Sultanı Berkuk ve Altınordu Hanı Toktamış'ı da karşısına almıştı. Sonunda olan oldu ve Timur bu savaştan da galip çıktı. Sonra bilinen şeyler işte... Anadolu'u bir harabeye çevirdi. Osmanlı ülkesinin birlik ve beraberliği parçalandı. Timur için zafer olan şey, Türklük için çok büyük bir kayıp oldu.

    Ordusu dağılan Yıldırım esir edilince Timur'un huzuruna getirildi. Yaralı bir arslan gibi başına geleceği bekliyordu. Timur onu görünce Gülmeye başlamış, bu gülüş Yıldırım'ı çileden çıkarmıştı.
    -Bre zalim, dedi, Allah'ın bedbaht ettiği ile istihza etmek ne fenadır.
    Timur bir müddet daha gülmeye devam etti. Nefesler kesilmiş, kulaklar çınlayan kahkahalara kilitlenmişti. İşte o sırada gülmeyi kesip o ünlü sözünü söyledi:
    -Sana değil, Tanrı'nın bu dünyayı senin gibi kör ile benim gibi bir topala bıraktığına gülüyorum!

    Timur, Yıldırım'ı Akşehir'de muhafaza altına aldırdı. Rivayete göre onun, huzurunda eğilmesini çok istiyor; Yıldırım da bunu hissettiği için asla taviz vermiyordu. Nihayet Timur girişi alçacık bir otağ yaptırıp içine oturdu ve Yıldırım'ı huzuruna istedi. Yıldırım otağın kapısına gelince kılıcını sıyırıp bütün kuvvetiyle aşağıdan yukarıya çaldı. Sahtiyandan mamul otağ tam da Yıldırım'ım boyu kadar yırtılmıştı. Kılıcını kınına koydu ve dimdik huzura girdi.

    Çok sonraydı. Beyazıt'ın vefatını alan Timur "Yazık!" diyecekti, "cihan bir kahraman yitirdi..."


    Kaynak:Osmanlı Çağının Satır Araları (Kültür A.Ş.)
     
    Yüklüyor...
  2. ugur_

    ugur_ Guest

    allah razı olsun hocam lise yıllarına göturdunuz beni tesekkurler
     

Sayfayı Paylaş